#gelenekselelsanatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#gelenekselelsanatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

El Sanatları: Besmele-i Şerîf

Tezhip: Fatma Keskin


Vakit namazlarını sürekli cemaatle câmide eda eden, Allah'a yürekten bağlı, çok duru gönüllü bir adam varmış. Ama evi, nehrin öbür tarafında olduğu için her vakit namazında nehri salla geçmek epey vaktini alıyormuş. Bir gün, gittiği câmide bir vaaz dinlemiş. Hoca diyormuş ki; ''Allah'a öyle inanıp öyle dayanacaksın, öyle güveneceksin ki her işin kolaylıkla hallolsun. Bismillâh de gir suya, yürü git'' diye de bir örnek vermiş. Adamcağız bunu duyunca bir sevinmiş bir sevinmiş ki.. ''Ohhh'' demiş. ''Kurtuldum artık saldan, vakit kayıplarından. Bismillâh der geçerim karşıya.'' Sevincinden içi içine sığmıyormuş. Aynı zamanda da içinden hocaya kızmaktaymış, neden şimdiye kadar söylemedi bunu diye. Dediği gibi de yapmış, çıkmış câmiden, gelmiş nehrin kıyısına; ''Bismillâh'' demiş ve yürümüş geçmiş karşıya. Artık karısı da kendisi de çok mutluymuş bu yüzden. Bir gün hanımı demiş ki; ''Yarın o hocayı al gel yemeğe, bak o kadar iyiliği dokundu sana.'' ''Olur.'' demiş adam. 

Ertesi gün câmiden çıkınca hocayla anlaşmışlar; eve gidecekler. Hoca; ''Bir sal bulalım'' deyince adam şaşırmış ve; ''Ne salı hocam? Sen demedin mi Bismillâh de, yürü git diye. Ben o günden beri öyle yapıyorum, hadi geçelim.'' Hoca hayret içinde, hattâ dehşet. Neden sonra titrek yüreğiyle, melûl mahzun bakmış adama ve; 

- Ahhh, demiş. Keşke benim imanım da seninki gibi acabasız olsaydı. ben de senin gibi yürür giderdim. O ilim bende var ama o teslimiyetten yok...

...

Bu kıssadan, bir insanın hakikâten inanarak, kendini Allah'a teslim ederek hareket etse her şeyin mümkün olacağı hissesini çıkarabiliriz. Burada besmelenin faziletine de işaret ediyor. Atalarımızdan biliyoruz ki; besmelesiz yapılan her iş, eksik ve bereketsiz olur. Besmele ne demektir? ''Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.. O'nun izni ve emriyle.. Her türlü yardım, kuvvet ve kudret O'ndandır, O yardım etmezse, bu kuvvet ve kudreti vermezse hiçbir şey yapamam, hiçbir işte başarılı olamam.'' diyerek kulun acziyetini ortaya koymasıdır. İşini Allah'a havale etmesidir. Besmele ile ilgili bir hadis-i şerif ise şöyledir; ''Kim Bismillâh'ı gönülden inanarak okursa, onunla birlikte dağlar da tesbih getirir. Ancak ne var ki dağların bu tesbih sesi duyulmaz.'' Gerek dünya gerek ahiretle ilgili hayırlı ve meşru her işe Allah (c.c)'ın adını anarak başlamak, her Müslümanın üzerinde titizlikle durması gereken bir görev aslında.. Her ne kadar insanlar bu sözü evlerin girişine assa da önemli olan kişinin hatırlaması ve önemini idrak etmesi.. Evimin duvarında, gözümün önünde hep görmek istediğim bir hikmet.. Her aşamasında keyif aldığım bir çalışma.

El Sanatları: Kız Kulesi ile Galata Kulesi

Tezhip: Fatma Keskin
 
''Ben sıvaları dökülen Galata Kulesi
Sen dalgalar arasında Kız Kulesi.. 
Sırtını dönmüşsün bana, dalgalardan bahsediyorsun aramızdaki, 
Oysa ben tüm dökülen sıvalarıma rağmen, yüzyıl sonra bile sana en yakın. 
Ben Galata Kulesi, sen Kız Kulesi...''


Rivâyete göre; Galata Kulesi ile Kız Kulesi birbirlerine aşık iki kuledir. İki kule arasında yer alan bir büyük boğaz, engeldi kavuşmalarına.. Bir gün Hezarfen Ahmet Çelebi kuleye tırmanır ve böylece boğazın artık sorun olmaktan çıkacağını düşünürler. Hezarfen Ahmet Çelebi, Galata Kulesi'nin yüzyıllardır biriktirdiği mektupları yanına alarak kanatlanır ve uçuşu sırasında Kız Kulesi'ne bu mektupları bırakır. Sevgisinin karşılıklı olduğunu anlayan Kız Kulesi ise mektuplardan sonra daha da güzelleşmeye başlar. Galata Kulesi de anlamıştır sevgisinin tek taraflı olmadığını.. İşte birbirlerine duydukları bu derin duygular, onların yüzyıllara meydan okumasına yardımcı olmuş; İstanbul'un olmazsa olmaz tarihî simgesi olmuşlardır.

Tezhip: Fatma Keskin

Efsaneler güzeldir ama tarihî gerçeklik taşımazlar. Hey gidi Evliya Çelebi, Galata Kulesi Kız Kulesi'ne bakar mı hiç? Kibrinden etrafını göremiyordur bi kere :)

Tezhip: Fatma Keskin
@müverriheninkaleminden

Geleneksel El Sanatları Sergimiz - 2022

.. Güzelin izini süren gönül işçileri..
Gelenekli sanatların bir devrin nostaljik terekesi olduğunu düşünen milyonların aksine onlarla yaşayanlar, onları yaşayanlar..
Gül dalında teknelere düşen,
Fırçalarda çiçek açan,
Bin yıllık kadim kültürün hâmileri..

Başkasına bakmadan önce aynaya bakanlar..
Ötekine özenmeden aslını arayanlar..
Kendini unutmadan bugüne koşanlarız.
''Bir hiç iken kadim kültür ile vâr olanlarız.''
...
Bizleri ziyarete gelen, arayan, destekleyen gönül dostlarımıza çok teşekkürler. Vâr olun. ✿


Sergi öncesi herkeste bir telaş vardı.. Biz de heyecanlıydık. Belirlenen tarih ertelense de yine de güzel geçti.. Açılışımızda Türkiye birincisi zeybeklerimiz muhteşem bir gösteri sundular. Anadolu Kadınları Türk Halk Müziği Korosu öncülüğünde türküler, şiirler söylendi, kaşık oyunları oynandı.. Özlemişiz, kulaklarımızın pası silindi. ''Kadınlarla Güçlü Yarınlara'' isimli Erasmus Gençlik Değişimi projesi çerçevesinde Romanya, Litvanya ve Letonya'dan gençler sergimizde bir araya geldi ve gösterileri izlediler. Açılıştan sonra üç gün süren sergimize davetliler yoğun ilgi gösterdi. Güzel anlar yaşadığımız, keyifli bir sergi oldu. 


Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin.

Atsız Ata




22.06.2022
@müverriheninkaleminden

El Sanatları: Al Bayrağım

Tezhip: Fatma Keskin

''Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kız kardeşimin gelinliği şehidimin son örtüsü
Işık ışık, dalga dalga bayrağım
Senin destanını okudum senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım
Seni selâmlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.

Sabah olmasın günler doğmasın ne çıkar
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık.
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün rüzgârda dalgalı
Barışın güvercini, savaşın son kartalı
Issız yerlerde açan çiçeğim
Senin altında doğdum, senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim,
Yeryüzünde yer beğen
Nereye dikilmek istersen
Söyle seni oraya dikeyim.''


Türk Bayrağı'na yazılmış en güzel şiirdir Arif Nihat Asya'nın ''Bayrağım'' şiiri. Annem ne çok sever bu şiiri.. Bayrak, ay-yıldız değil yalnızca.. Bayrak vatan, bayrak üzerinde yaşadığımız toprakları bize miras bırakan ecdâdımız, âziz Türk Milleti. Bizi kar-kış demeden koruyup kollayan dağdaki askerimiz, şehirdeki polisimiz, jandarmamız, gazilerimiz ve o bayrak için canını fedâ eden şehitlerimiz.. Türk-İslâm şuuru.. Türk'ün en sevdiği manzara. Uğrunda fedâ olunası büyük ülkü.. 

Bayrak sevgimi ve bu konudaki hassasiyetimi bilen bilir.

Bazen bakıyorum da şimdiki nesile, çoğunluk millî ve dinî değerlere kayıtsız, kültürüne, geleneklerine yabancı. Hep bi yabancılığa özenme, tüketen, yozlaşan bir kuşak ama bazıları da gurur kaynağı.. İşte onlar bilinçli ebeveynlerin çocukları.. Bir çocuğa bakınca ondaki davranışların kaynağı, ailesi ve çevresidir. Bir eğitimci olarak anne-baba olacaklara tavsiyemdir; siz öğretirseniz çocuğunuz da öğrenir, çocuğuna da öğretir. 
...
Eserle ilgili: Türk Bayrağı'nda hilâl İslâm'ı simgeler. Bu yüzden ay'ında Kelime-i Tevhid, yıldızında Besmele yazan bir çalışma yapmak istedim. Aşkın altın rengi tezhiple bezedim. Aslında çoktan bitmişti. Mehtap Hoca'mın ricası üzerine sergiye yetiştirmek için son düzeltmeleri de yapıp, çerçeveye verdim. 


Müsait olanları bekleriz :)

@müverriheninkaleminden 26.05.2022

El Sanatları: ''Hiç'' Kimseyim

Tezhip: Fatma Keskin''Hiç'' 

Hiç Kimseyim...

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar?
- Kimsin?
- ''Hiç'', demiş Hoca. ''Hiç kimseyim.'' Dudak büküp önemsemediklerini görünce, bu defa Hoca sormuş:
- Sen kimsin?
- Mutasarrıf (Tanzimat'tan sonra Osmanlı'da sancak yöneticisi, vali)'' demiş adam kabara kabara.
- ''Sonra ne olacaksın?'' diye sormuş yine Nasrettin Hoca.
- Herhalde vali olurum.
- Daha sonra?
- Daha daha sonra ne olacaksın?
- Bir ihtimal sadrazam olabilirim.
- Peki, ondan sonra?
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş: ''Hiiiç.'' Nasrettin Hoca bunun üzerine:
- Daha niye kabarıyorsun be adam! Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: ''Hiçlik makamında!''
~
 ''Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen ''HİÇ'' ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.'' 

Para, şöhret, makam belki insanların hayallerini süsleyip kısa zamanda ihtiyaçlarını giderebilir; ama bunlar sağlık gibi gelip geçicidir. Bir gün bakmışsın zenginsin, itibar kazanmışsın, makam-mevki sahibi olmuşsun; bir de bakmışsın dünya hâli bir musibet başa gelir, servetini, makamını, unvanını, saygınlığını yitiriverirsin. Şu fâni dünyada hiçbir şey kalıcı değil.. ''Güvenme varlığa, düşersin darlığa'' diye ne güzel söylemiş atalarımız. Gelip geçici şeyler kadar, onlarla övünmek de basiretsizliktir. Bu gibi maddî unsurlar sadece iyiliğe yönelmek için birer vasıta olmalıdır. Mutluluğu günümüz dünyasında maddiyâtta arayanlar yanılgı içindedir; aksine mutluluk maddiyâtta değil maneviyâttadır. 

''Hiç'' olmak; tasavvufta bir makam. Bu makamda gurur ve kibir yok. Hiç olmak; kendini ve haddini bilmek. Allah'ın yüceliği ve bilgeliği karşısında O'na hayran olmak ve kendi acziyetinin farkında olarak yaşama hâli. Yûnusleyin;

Bir avuç toprak, biraz da suyum ben.
Neyimle övüneyim, işte buyum ben.

diyebilsek.. Ah bir kere de kendini eleştirme olgunluğuna erişebilse insan.. Üste çıkma telaşına, başkalarının kusurlarını görme ve yayma derdine düşmese. Artık insanların kibirden yanına varılmıyor.

''Eller yahşi, ben yaman; eller buğday, ben saman.'' diyebilsek.. Bu; insanı kâmil olmak demektir, olgunluktur, tevâzu sahibi olmaktır. Herkes kendine dair öz eleştiri yapsa eminim dünya daha yaşanacak bir hâle gelir ve barış ortamı kendiliğinden oluşur. Hiç tanımadığı insanları eleştirmeyi huy edinmiş insanlar gördüm. Hayat, suizanla vakit geçirmek için çok kısa.. 

Manevî anlamda, makamlardan makamlara geçen nice gönül erlerini hiç mi örnek almaz insan kendine? .. Bir selâmı, bir teşekkürü bile çok gören insanlar gördüm. Bununla alçalacağını düşünüyorlardı belki.. Öyle ya zarif olmak bu çağda zayıflık demek. Küçük bir tebessümün bile sadaka imiş.

''Hiç'' olmanın faziletine inanalım. İnanalım ki Hak bizden râzı gelsin. Böbürlenmek boşuna.. Bir çoban da olsan, yeryüzünün hükümdarı da.. önce Hakk'a karşı sorumlusun ey insan. Biz yaratılmışları râzı etmek için yaratılmadık.. Öyleyse hayatımızın her ânının farkında olarak yaşamak, kendimizi ve çevremizde olup biteni sorgulamak ve benlik zannından kurtulmak dileğiyle.. Esen kalın..

@müverriheninkaleminden